Google+
ENG
ALBÜM DETAYI
109
Albüme Erişim:
Albüm Adı: Şarkı Söylemek Lazım
Şirket: DMC
Albüm Yılı: 2002
Albüm Detayı: Sezen Aksu'nun milenyum albümü “Deliveren”den, "Şarkı Söylemek Lazım" adlı albümünün çıkışına kadar geçen iki senelik süreçte, Aksu her zaman olduğu gibi üretmeye devam etmiş  belki de kendisinin yeniden çıkarabileceği bir albümden fazla sayıda şarkıyı başka sanatçılara vermiştir. Bu zaman dilimi... devamı...
Sezen Aksu'nun milenyum albümü “Deliveren”den, "Şarkı Söylemek Lazım" adlı albümünün çıkışına kadar geçen iki senelik süreçte, Aksu her zaman olduğu gibi üretmeye devam etmiş  belki de kendisinin yeniden çıkarabileceği bir albümden fazla sayıda şarkıyı başka sanatçılara vermiştir. Bu zaman diliminde Emel Müftüoğlu'nun “Mucize” albümüne üç şarkı veren, Ayşegül Aldinç'in “Nefes” albümünde dört  şarkısıyla yer alan Sezen Aksu, "Tahtalara Vur" şarkısıyla Burak Kut'un müzik dünyasına dönüşüne de büyük destek olur. Pop müzik dışında başka kulvarlardaki sanatçılarla da müzikal işbirliklerine devam eden Aksu, aynı yıl Emel Sayın'ın "Ah Bu Şarkılar" albümünde bir, Ebru Gündeş'in 2001 tarihli "Ahdım Olsun" albümünde de iki yeni parçasıyla yer alır. Bu arada Kenan Doğulu"’nun Çakkıdı" öncesi seslendirdiği ilk Sezen Aksu şarkısı olan "Eksik Hayatlar", sanatçının "Ex-Aşkım" albümünde dinleyici ile buluşur. Sezen Aksu'nun yıllar sonra "Yürüyorum Düş Bahçelerinde” albümünde yorumlayacağı "Söz Bitti" adlı şarkı da ilk kez Sertab Erener'in "Turuncu" albümünde seslendirilir. 
        2001 yılında Sezen Aksu'nun attığı en büyük imza, şüphesiz Işın Karaca'nın "Anadilim Aşk" adlı ilk albümü olur. Uzun yıllar Sezen Aksu'nun vokalistliğini yapan Işın Karaca, sözleri Yıldırım Türker'e ait iki şarkı dışında toplam on iki Sezen Aksu imzalı parçadan oluşan albümüyle, solistlik kulvarına başarılı bir geçiş yapar. Eleştirmenlerce de oldukça beğenilen albüm, Sezen Aksu'yu bir kez daha başarılı bir prodüktör olarak karşımıza çıkarmıştır. Bu albümün bir diğer önemli yanı Sezen Aksu'nun aranjör olarak üç yeni ismi müzik camiasına tanıtmasıdır. Bunlardan biri Erdem Yörük, diğeri Aytuğ Yargıç ve bir diğeri de orkestrasında kemanist olarak yer alan Onno Tunç'un kızı Ayda Tunç'tur. Bu üçlü ve Kıvanç K., Sezen Aksu'nun "Şarkı Söylemek Lazım" albümünün de etkin isimleri olarak dikkat çeker. Albüm 20 Mayıs 2002 tarihinde müzik marketlerdeki yerini alır. Albümün çıkışıyla beraber Sezen Aksu daha önce başka bir Türk sanatçıya nasip olmamış bir gelişmeyi de bize yaşatır. Daha önce Tarkan'ın seslendirdiği "Şımarık"ın bu kez İngilizce versiyonu "Kiss Kiss”, Avustralyalı şarkıcı Holly Vallance'ın yorumuyla İngiltere Top 75 Singles listesine 1 numaradan giriş yapar. İngiliz BBC Televizyonu, Sezen Aksu'yu "Bir beste fabrikatörü" olarak tanıtır.

      Sezen Aksu'nun 17. albümü "Şarkı Söylemek Lazım", albümü birçok ilki barındırır. Sezen Aksu'nun Doğan Music Company'den (DMC) çıkan ilk albümüdür. Yukarıda söz ettiğimiz üç isim; Erdem Yörük, Aytuğ Yargıç ve Ayda Tunç ile ilk kez aranjör olarak çalışır. Özel hayatında çok yakın dost olduğu Şehrazat'ın ilk defa bir şarkısını (Su Gibi) bu albümde yorumlamıştır. İlk kez arabesk bir parçayı yeniden yorumlar; Müslüm Gürses'ten tanıdığımız "Tanrı İstemezse" albümün ön plana çıkan şarkılarından biri olur. Onno Tunç'un iki bestesini (Seni İstiyorum, Deli Gönlüm), onun vefatından sonra ilk defa, yeni düzenlemeleriyle tekrar seslendirir. Ve ilk kez albümdeki hiçbir şarkıya video klip çekmez. Ancak bu durum albüme olan ilgiyi etkilemez. Özellikle "İstanbul İstanbul Olalı", Sezen Aksu'nun müzik kariyerindeki en büyük hitlerden biri olur. Albümün bir diğer özelliği de kaset versiyonunda olmayan "Ablam Aşktan Öldü" adlı şarkının sadece CD baskısında yer almasıdır. Ayrıca yine albümün ilgi gören parçalarından biri olan "Dansöz Dünya"nın uzun versiyonu da sadece CD kaydında yer alır. Fotoğrafları Sezen Aksu'nun Kanlıca'daki evinde Yaşar Gaga tarafından çekilen albümün bir diğer sevilen şarkısı da albüme adını veren "Şarkı Söylemek Lazım" olur. Kıvanç K'nın yaptığı düzenlemeyle gece kulüplerinin de favorilerinden biri olan çalışma, Sezen Aksu'ya en çok sorulan "Neden herkese şarkı veriyorsunuz?" sorusuna da sözleriyle yanıt niteliği taşır: Ona göre herkes var olmalı; herkes şarkı söylemelidir. 
       Bu düşünce albümün çıkışından kısa bir süre sonra ete kemiğe bürünür ve zamanında büyük ses getiren "Türkiye Şarkıları" projesi doğar. Aslında Sezen Aksu'nun uzun süredir üzerinde çalıştığı ve yapmak istediği bir projedir bu. "Işık Doğudan Yükselir" albümünün ana fikrinden yola çıkan renkli, kalabalık, kucaklayan, birleştiren, sahip çıkan büyük bir prodüksiyon hedeflenir. Bu önemli organizasyonun yapılacağı tarih de, mekan da çok özeldir. 30 Ağustos 2002'de birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Efes Antik Kent'te yer alan o müthiş tiyatroda gerçekleşir ilk konser. Feriköy Vartanant Ermeni Kilisesi Korosu'ndan, Dersaadet Oda Müzik Topluluğu'na, Oniro Rum Müzik Grubu'ndan İzmir Devlet Opera ve Bale Orkestrası'na, Enderun Klasik Türk Müzik Topluluğu'na kadar farklı birçok müzik türünü, din – dil - ırk ayrımı olmaksızın bir araya getiren konser barışa, birlik ve beraberliğe, hoşgörüye dair önemli mesajlar taşır. Sezen Aksu'nun İzmir Efes Antik Tiyatro’da verdiği "Türkiye Şarkıları" konser dizisi daha sonra Antalya Aspendos Açık Hava Tiyatrosu’nda, İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda ve Belçika’nın Brüksel kentindeki Güzel Sanatlar Sarayı’nda yinelenir. Bu konserleri yaptığı için kimilerince aldığı eleştirilere ise Aksu; "Birgün herkes samimi olduğumu anlayacak. Bu konserler birlikte şarkı söylemek isteğinden doğdu. Bu dünyanın altından hiçbirimiz kalkamayız. Beraber şarkı söylediğimizde biraz daha nefes alıyoruz" diyerek yanıt verir. Konser serisi o kadar başarılı olur ki, "Şarkı Söylemek Lazım" albümü özellikle doğu şehirlerinde büyük rağbet görür.. Albüm 500 bini aşan satışıyla 2002 yılının en çok satan albümü olur. 

        “Şarkı Söylemek Lazım” her Sezen Aksu albümü gibi arkasında nice öğretiler bıraktı. Düşmanında kendini yakalayanların bir daha kin gütmeyeceğini öğretti; yüreğin koca bir kara delik olduğunu da... Kelimelerin aklın oyunu olduğunu hatırlattı; çözümün empati ve kabulden geçtiğini de... Ama en sonunda öyle bir soru geldi ki o soru hala yanıtsız, hala cevabını bekliyor: 
        "Bu kimin oyunu? İlk kim bozdu sonsuz uyumu?" ×